Pratik Bilgiler

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

Muhasebe Standartları

» Ülke içinde kullanılan muhasebe standartlarını uluslararası standartlarla bütünleştirebilmek için 1995 yılından bu yana 43 uluslararası muhasebe standardı Türkiye’ye ...

T.C. Resmi Gazete

SİRKÜLER

Sirküler No : 2026/15 YENİ VARLIK BARIŞINA İLİŞKİN UYGULAMA TEBLİĞİ YAYIMLANDI

 

SİNERJİ SİRKÜLER RAPOR

 

Sirküler Tarihi: 14.07.2026

Sirküler No : 2026/15

YENİ VARLIK BARIŞINA İLİŞKİN UYGULAMA TEBLİĞİ YAYIMLANDI

Bilindiği üzere (Yeni) Varlık barışına ilişkin düzenleme, 7582 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 19. madde hükmü ile ihdas edilmiştir.

Söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) ile belirlenmiş olup, Tebliğ 4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bahsolunan Tebliğ, hem yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye'ye getirilerek ekonomiye kazandırılmasına hem de gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince bu varlıkların kanuni defterlere kaydedilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.

Düzenleme bununla da sınırlı değildir. Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine ait olmakla birlikte Türkiye'de bulunmasına rağmen kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bildirilmesi ve kayıt altına alınmasına ilişkin esaslar da Tebliğde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Ayrıca, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan kişilerin yurt içinde bulunan bu kapsamdaki varlıkları nasıl bildirecekleri ile Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslara da Tebliğde yer verilmiştir.

Bu kapsamda anılan Tebliğ düzenlemeleri maddeler halinde aşağıda özetlenmeye çalışılmıştır:       

1. Varlık Barışından Yararlanabilecek Kişiler:

Yurt içinde veya yurt dışında para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına sahip gerçek ve tüzel kişiler düzenlemeden yararlanabilecektir. Ayrıca, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan kişiler de Türkiye'de bulunan ancak kayıt altına alınmamış varlıklarını bildirmek suretiyle bu imkândan faydalanabilecektir.

Tebliğ, şahıs şirketleri ile adi ortaklıklar adına bildirim yapılmasına da imkân tanımaktadır. Bunun yanında, belirli şartların varlığı hâlinde şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına bulunan ya da bunlar tarafından tasarruf edilen varlıkların şirket adına bildirilebilmesi de mümkündür. Benzer şekilde, gerçek kişilere ait olmakla birlikte yurt dışındaki şirketler tarafından tasarruf edilen bazı varlıklar da Tebliğde belirtilen şartların sağlanması hâlinde gerçek kişi adına bildirilebilecektir.

2. Varlık Barışı Kapsamına Alınan Kıymetler:

Varlık barışı kapsamına;

  • Para,
  • Altın,
  • Döviz,
  • Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları girmektedir. 

Taşınmazlar doğrudan düzenleme kapsamına alınmamıştır. Ancak Tebliğ, yurt dışında bulunan taşınmazların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar satılarak yukarıda sayılan varlıklara dönüştürülmesi ve ardından Türkiye'ye getirilmesi hâlinde varlık barışından yararlanılabileceğini açıkça düzenlemiştir. 

Yurt dışında bulunan varlıkların, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) Türkiye'deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesi gerekmektedir. Bildirimler gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılabileceği gibi, kanuni temsilciler veya yetkili vekiller aracılığıyla da gerçekleştirilebilecektir. 

 

Tebliğ, kural olarak gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim yapılmasını esas almakla birlikte, bildirimin yapıldığı her ayı ayrı bir vergilendirme dönemi olarak kabul ettiğinden, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar birden fazla bildirim yapılmasına da imkân tanımaktadır.

Bildirimler Tebliğ ekinde yer alan EK-1 formu kullanılarak bankalara veya aracı kurumlara yapılacaktır. 

Tebliğ, bildirimlerin düzeltilmesine ilişkin ayrıntılı kurallar da getirmiştir. Aynı ay içinde yapılan bildirimlerde hata düzeltilmesi veya bildirilen tutarın artırılıp azaltılması mümkün olup, gerekli hâllerde fazla ödenen vergi iade edilebilecektir. Sonraki aylarda ise bildirilen tutarın azaltılması düzeltme yoluyla yapılabilirken, artırılması durumunda artık önceki bildirim düzeltilmeyecek, ilave tutar için yeni bir bildirim yapılacaktır.

Bildirime konu varlıklar Türkiye'ye getirildikten veya banka ya da aracı kuruma yatırıldıktan sonra ise önceki bildirimin düzeltilmesi ve ödenen verginin iadesi mümkün değildir. 

3. Varlık Barışından Yararlananların Ödeyeceği Vergi: 

Varlık barışında temel vergi oranı yüzde 5 olarak belirlenmiştir. Buna göre, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını bildiren kişilerden, bildirilen varlığın değeri üzerinden hesaplanan vergi banka veya aracı kurum tarafından peşin olarak tahsil edilecek ve vergi sorumlusu sıfatıyla vergi dairesine beyan edilerek ödenecektir. Tebliğ ayrıca, bildirim sırasında varlıklara ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmesini zorunlu tutmamış; sistemi büyük ölçüde beyana dayalı olarak kurgulamıştır. 

Bununla birlikte Kanun ve Tebliğ, varlıkların belirli yatırım araçlarında tutulmasını teşvik eden indirimli bir vergileme sistemi de öngörmektedir. Buna göre bildirilen varlıkların en az bir yıl süreyle değerlendirilmesi hâlinde vergi oranı yüzde 4, iki yıl için yüzde 3, üç yıl için yüzde 2, dört yıl için yüzde 1, beş yıl süreyle değerlendirilmesinin taahhüt edilmesi hâlinde ise yüzde 0 olarak uygulanacaktır. Ancak 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan ilave edilecektir (Değerlendirme, varlıkların vadeli hesaba, Devlet iç borçlanma senedine, kira sertifikasına veya girişim sermayesi yatırım fonuna yatırılmasını ifade etmektedir).  

İndirimli vergi oranlarından yararlanılabilmesi için, Tebliğin 2 numaralı ekinde yer alan Taahhütnamenin bildirim sırasında banka veya aracı kuruma verilmesi zorunludur. Bu taahhütnameler damga vergisinden istisna tutulmuştur. Ayrıca vergi oranı yüzde 0 olarak uygulansa dahi, bildirime konu varlıkların banka veya aracı kurum tarafından beyanname (Ek-3) ile vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. 

Taahhüt süresi ise bildirimin yapıldığı tarihten değil, varlıkların vadeli hesaba, Devlet iç borçlanma senedine, kira sertifikasına veya girişim sermayesi yatırım fonuna yatırıldığı tarihten itibaren başlamaktadır. Ayrıca, 1 Ocak 2027-31 Temmuz 2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde yukarıdaki vergi oranlarının her birine yarım puan ilave edilecektir. Cumhurbaşkanına tanınan uzatma yetkisinin kullanılması hâlinde ise uzatılan sürede yapılacak bildirimlerde ilave yarım puan daha uygulanacak ve böylece toplam artış 1 puana ulaşacaktır. 

4. Varlık Barışına Konu Edilen Varlıkların Türkiye'ye Getirilme Zorunluluğu:

Varlık barışından yararlanabilmek için yurt dışında bulunan ve bildirime konu edilen varlıkların, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirilerek Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da bu amaçla açılacak hesaplara transfer edilmesi gerekmektedir. Yurt dışından fiziki olarak getirilen para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının da aynı süre içinde banka veya aracı kurum hesaplarına yatırılması zorunludur. 

Tebliğ, uygulamada tereddüt yaratabilecek önemli bir hususa da açıklık getirmiştir. Buna göre, Türkiye'deki banka veya aracı kurum hesabının sahibi ile yurt dışından transferi gerçekleştiren kişinin farklı olması, tek başına varlık barışından yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir.

Türkiye'ye getirilen varlıkların banka veya aracı kurum hesaplarına yatırılması hâlinde banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formu, varlıkların Türkiye'ye getirildiğinin tevsikinde kullanılabilecektir. 

Varlıkların fiziki olarak yurda getirilmesi durumunda ise Gümrük İdaresince düzenlenen belgeler bu hususun ispatında esas alınacaktır. Ayrıca fiziki olarak getirilen varlıkların banka veya aracı kuruma yatırılması sırasında Gümrük İdaresinden alınan belgenin ibraz edilmesi de zorunludur. 

Gümrük İdaresi, bu kapsamda yapılan bildirimlere ilişkin bilgileri alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecektir. 

5. Türkiye'de Bulunan Varlıkların Bildirimi:

Varlık barışı yalnızca yurt dışında bulunan varlıkları kapsamamaktadır. Türkiye'de bulunmasına rağmen kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları da düzenleme kapsamında bildirilebilecektir. 

Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, söz konusu varlıklarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Tebliğ ekindeki EK-1 Formu ile banka veya aracı kurumlara bildirebilecektir. Bu bildirim nedeniyle ayrıca vergi dairesine herhangi bir beyanda bulunulmasına gerek bulunmamaktadır. 

Düzenleme, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan kişilere de bu imkândan yararlanma hakkı tanımaktadır. Ancak bu kişilerin, Türkiye'de bulunan ve hâlen banka veya aracı kurumlarda bulunmayan varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara yatırmaları ve bunu tevsik eden belgeleri ibraz etmeleri zorunludur. 

Tebliğ, şahıs şirketleri ile adi ortaklıklara ilişkin özel bir düzenleme de getirmiştir. Her ne kadar bu yapılar gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmasalar da bunlar adına da bildirim yapılabilecektir.

Bu durumda bildirilen varlıklar nedeniyle şahıs şirketi veya adi ortaklık katma değer vergisi yönünden, ortaklar ise gelir veya kurumlar vergisi yönünden Kanunda öngörülen vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması imkânından yararlanabilecektir. 

6. Varlık Barışı Uygulamasında Bankaların Yükümlülükleri:

Varlık barışı kapsamında verginin tahsili ve beyanı doğrudan mükellefler tarafından değil, banka ve aracı kurumlar aracılığıyla yerine getirilecektir. Buna göre, banka ve aracı kurumlar kendilerine bildirilen varlıkların değeri üzerinden hesaplanan vergiyi peşin olarak tahsil edecek; bildirimi izleyen ayın 15'inci günü akşamına kadar Tebliğ ekindeki EK-3’te yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edeceklerdir. Tarh edilen vergi de aynı süre içerisinde banka veya aracı kurum tarafından ödenecektir. 

Banka ve aracı kurumların sorumluluğu yalnızca verginin tahsil edilmesiyle sınırlı değildir. Bildirime konu edilen varlıklar için yüzde 0 vergi oranı uygulanması hâlinde dahi bu varlıkların EK-3’te yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilmesi zorunludur.  

Öte yandan, bildirime konu edilen varlıkların vadeli hesaplarda, Devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli sürelerle değerlendirileceğinin taahhüt edilmesi hâlinde uygulanacak vergi oranı yüzde 5 yerine yukarıda açıkladığımız indirimli oranlar üzerinden hesaplanacaktır.

7. Varlık Barışı Uygulamasında Şirket Ortakları ile Kanuni Temsilcilerin Durumu:

Tebliğ, şirket ortakları ve kanuni temsilcileri adına görünen bazı varlıkların da varlık barışı kapsamında bildirilmesine imkân tanımaktadır. Buna göre, 4 Haziran 2026 tarihinden önce düzenlenmiş bir vekâlet veya temsil sözleşmesine dayanılarak şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da bunlar adına hareket etmeye yetkili kişiler tarafından yönetilen yurt dışındaki varlıklar şirket adına bildirilebilecektir. Aynı şekilde, şirket adına Türkiye'de bulunmasına rağmen 4 Haziran 2026 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklar da şirket adına bildirim konusu yapılabilecektir. 

Tebliğ ayrıca, şirket veya şirket ortaklarına ait olmakla birlikte kanuni temsilcileri, ortakları ya da vekilleri dışındaki kişiler tarafından tasarruf edilen varlıkların da şirket adına bildirilebilmesine imkân vermektedir. Benzer şekilde, gerçek kişilere ait olduğu hâlde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketler tarafından tasarruf edilen varlıklar da ilgili gerçek kişi adına bildirim konusu yapılabilecektir. 

Ancak bu imkân mutlak değildir. Tebliğe göre, bildirim dışındaki nedenlerle yapılacak bir vergi incelemesinde söz konusu varlıkların gerçekten şirkete, şirket ortaklarına veya ilgili gerçek kişiye ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.

8. Bildirilen Varlıkların Değerinin Belirlenmesi:

Varlık barışında bildirime konu edilen varlıkların değeri, bildirim tarihi esas alınarak belirlenecektir. Tebliğe göre Türk lirası cinsinden para itibari (nominal) değeriyle, altın rayiç bedeliyle, döviz ise bildirim tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden değerlemeye tabi tutulacaktır. 

Menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarında ise esas itibarıyla borsa rayici dikkate alınacaktır. Borsa rayicinin bulunmaması hâlinde sırasıyla rayiç bedelalış bedeli ve bunların da tespit edilememesi durumunda itibari değer esas alınacaktır. Yatırım fonu katılma payları ilgili piyasadaki kapanış fiyatıyla değerlendirilecek, türev araçlarda da benzer değerleme esasları uygulanacaktır. 

Tebliğ, bildirimlerin Türk lirası karşılığı üzerinden yapılacağını açıkça düzenlemiştir. Ayrıca borsa rayicine tabi varlıklarda bildirim tarihindeki yurt içi veya yurt dışı borsa fiyatları, döviz cinsinden varlıklarda ise yine bildirim tarihindeki TCMB döviz alış kuru esas alınacaktır. 

Önemli bir husus da şudur: Bildirim yapıldıktan sonra hata nedeniyle düzeltme yapılması veya bildirilen tutarın azaltılması gerekirse, varlıkların değeri yeniden belirlenmeyecek; ilk bildirim tarihindeki değerler esas alınacaktır.

9. Bildirilen Varlıkların Kanuni Defterlere Kayıt Durumu:

Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, bildirim konusu yaptıkları varlıkları kanuni defterlerine kaydetmek zorundadır. Şirket adına yapılan bildirimlerde ise söz konusu varlıkların şirketin kanuni defterlerine intikal ettirilmesi gerekmektedir. 

Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerde bildirilen varlıklar pasifte özel fon hesabında izlenecektir. Bu fon hesabı sermayenin bir unsuru sayılacak; bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek ve sermayeye ilave edilmesi dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır. Buna karşılık işletmenin tasfiye edilmesi veya Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda düzenlenen devir ve bölünme işlemlerinin gerçekleşmesi hâlinde bu tutarlar vergilendirilmeyecektir. 

Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise bildirime konu ettikleri kıymetleri defterlerinde ayrıca göstermek suretiyle kayıt altına alacaklardır. 

Önemli bir diğer düzenleme de işletmeden çekişe ilişkindir. Bildirilen varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeye dâhil edilecek; bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçtikten sonra ise vergiye tabi kazanç ve kurumlar bakımından dağıtılabilir kazanç hesabına alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir. 

Türkiye'de bulunan ve bildirime konu edilen varlıklar ise bildirim tarihindeki Türk lirası karşılıkları üzerinden kanuni defterlere kaydedilecektir. Tebliğe göre bu tutar, söz konusu varlıkların ileride elden çıkarılması hâlinde satış kazancının hesaplanmasında esas alınacaktır. 

Varlık barışı kapsamında bildirilerek kanuni defterlere kaydedilen varlıkların daha sonra elden çıkarılması hâlinde ortaya çıkacak vergisel sonuçlar Tebliğde ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre, bu varlıkların satışından doğan zararlar gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya indirim konusu yapılamayacaktır. Buna karşılık, söz konusu varlıkların elde tutulmasından veya elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar ise genel vergileme hükümlerine tabi olmaya devam edecektir. 

Öte yandan, varlık barışı kapsamında ödenen vergiler bakımından da önemli bir sınırlama getirilmiştir. Tebliğe göre, bu kapsamda ödenen vergilerin hiçbir suretle gider yazılması veya başka bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir. 

10. Varlık Barışı Kapsamında Bildirime Konu Edilen Varlıklar Nedeniyle Vergi İncelemesi ve Vergi Tarhiyatı Yapılamayacak:

Varlık barışı düzenlemesinin en önemli güvencelerinden biri, bildirime konu edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasıdır. Ancak bu koruma kendiliğinden doğmamaktadır. Tebliğ, bu güvenceden yararlanılabilmesini hem yurt dışında hem de Türkiye'de bulunan varlıklar bakımından Kanunda öngörülen şartların eksiksiz yerine getirilmesine bağlamıştır. 

Yurt dışında bulunan varlıklar bakımından, bildirime konu edilen varlıkların bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması ya da Türkiye'deki hesaplara transfer edilmesi gerekmektedir. Bunun yanında bildirime ilişkin verginin süresinde ödenmesi, indirimli vergi oranından yararlanılmışsa taahhüt şartlarına uyulması ve defter tutan mükellefler bakımından bildirilen varlıkların kanuni defterlere kaydedilerek pasifte özel fon hesabında izlenmesi zorunludur. Açılan fon hesabının da iki yıl boyunca işletmeden çekilmemesi ve sermayeye ilave dışında kullanılmaması gerekmektedir. 

Türkiye'de bulunan varlıklar bakımından da benzer şartlar öngörülmüştür. Defter tutan mükelleflerin bildirilen varlıkları kanuni defterlerine kaydetmeleri ve özel fon hesabında izlemeleri gerekirken, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan kişiler bakımından varlıkların banka veya aracı kurum hesaplarına yatırıldığının tevsik edilmesi yeterli kabul edilmiştir. Ayrıca bu varlıklar bakımından da bildirime ilişkin verginin süresinde ödenmesi ve varsa taahhüt şartlarına uyulması gerekmektedir. 

İlgili Kanun ve Tebliğ açıklamasına göre bildirim dışındaki nedenlerle vergi incelemesi yapılması veya takdir komisyonuna sevk durumu her zaman mümkündür. Düzenlemenin sağladığı koruma, yalnızca bildirime konu edilen varlıklara ilişkindir. Bu nedenle inceleme sonucunda bulunan matrah farkının bildirilen varlıklardan kaynaklandığının tespit edilmesi ve bildirilen tutarın bu farkı karşılaması hâlinde, gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden ayrıca vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. 

Örnek:

( X ) A.Ş. varlık barışı kapsamında 10 milyon TL tutarında bildirimde bulunmuş ve Kanunda öngörülen tüm şartları yerine getirmiştir. Daha sonra şirket hakkında yürütülen bir vergi incelemesinde 5 milyon TL tutarında matrah farkı tespit edilmiş; ancak bu farkın varlık barışı kapsamında bildirilen varlıklardan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bildirilen tutar matrah farkını karşıladığından, şirket hakkında gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden ilave vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. 

Bildirilen varlıklarla ilgisi bulunmayan matrah farkları genel hükümlere göre vergilendirilmeye devam edecektir. 

Varlık barışı bakımından en önemli hususlardan biri, bildirimin zamanlamasıdır. Tebliğe göre, vergi incelemesine başlandıktan veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapıldıktan sonra varlık barışı kapsamında bildirimde bulunulması, inceleme sonucunda tespit edilen matrah farkları bakımından herhangi bir koruma sağlamamaktadır. Bu durumda bulunan matrah farkları üzerinden vergi tarhiyatı yapılmasına engel olunamayacağı gibi, bildirilen tutarların bu matrah farklarından mahsup edilmesi de mümkün değildir. Buna karşılık, vergi dairesi veya vergi incelemesine yetkili olanların konu hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen henüz vergi incelemesine başlanılmamış veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmamış olması hâlinde, diğer şartların da sağlanması kaydıyla varlık barışı hükümlerinden yararlanılabilecektir. 

Ancak bildirimin zamanında yapılmış olması tek başına yeterli değildir. Bildirilen varlıkların süresi içinde Türkiye'ye getirilmesi, bildirime ilişkin verginin süresinde ödenmesi, indirimli vergi oranından yararlanılmışsa taahhüt şartlarına uyulması ve Kanun ile Tebliğde öngörülen diğer yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde varlık barışının sağladığı vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasına ilişkin korumadan yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.   

11. Taahhüt Edilen Yatırım Araçlarına Dönüştürme Süresi:

İndirimli vergi oranından yararlanmak isteyen mükellefler bakımından Tebliğ, bildirilen varlıkların taahhüt edilen yatırım araçlarına dönüştürülmesi için de bir süre öngörmüştür. Buna göre, yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye'ye transfer edildiği veya banka ya da aracı kuruma yatırıldığı tarihten, Türkiye'de bulunan varlıkların ise bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde, bildirilen tutarların taahhüt edilen yatırım araçlarına dönüştürülmesi gerekmektedir. Dönüşüm işlemlerinde esas alınacak değer ise dönüşüm tarihindeki Tebliğ hükümlerine göre belirlenen değerdir. 

Öte yandan, indirimli vergi oranından yararlanılmasını sağlayan taahhüt şartlarına sonradan uyulmaması hâlinde önemli sonuçlar doğmaktadır. Bu durumda banka veya aracı kurum tarafından zamanında alınmayan vergi hesaplanacak, bu vergi gecikme faiziyle birlikte kesinti yoluyla tahsil edilerek vergi dairesine ödenecektir. Ancak Tebliğ, bu durumda vergi ziyaı cezası uygulanmayacağını da açıkça hükme bağlamıştır. 

Dolayısıyla indirimli vergi oranından yararlanmak isteyen mükelleflerin yalnızca bildirimi zamanında yapmaları yeterli değildir. Bildirilen varlıkların süresi içinde taahhüt edilen yatırım araçlarına dönüştürülmesi ve taahhüt edilen süre boyunca bu şartlara uygun şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

 

Saygılarımızla,

      SİNERJİ

Bağımsız Denetim

Danışmanlık ve Yeminli

Mali Müşavirlik Ltd. Şti.

 

 

 

 

 



DOSYAYI İNDİR (Sağ Tık/Farklı Kaydet)